Home / Archives / Articles / Mezopotamyanın Işığını Söndürdünüz, Işığınız Sönsün

 

Mardin /Nusaybin’e bağlı Mor Yakup kilisesi Rahibi Sefer (Resamet ismi Aho) Bileçen ve Üçköy (Arkah) ‘ın yeni seçilen muhtarı Joseph Yar ve Musa Taştekin isimli Süryani ile birlikte toplamda 10 kişi, 9 Ocak 2020 günü ev baskınlarıyla Nusaybin’de önce gözaltına alındı. Ardından da dosyaya gizlilik kararı getirilmişti.

10 Ocak 2020 günü Mardin Adliyesinde Nöbetçi Sulh ceza Hâkimliğince “Örgüte yardım ve yataklık etmek” iddiasıyla Rahip Sefer Bileçen tutuklandı. Yaşlı Süryani Musa Taştekin ile birlikte 3 kişi Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Muhtar Josef Yar’ın sorgusu hala devam etmektedir. 2018 de manastıra gelen sonradan itirafçı olan bir kürde sözde ‘’manastırda yemek yedirmesi’’ iddia edilerek tutuklanması çok acı bir olay. Bir ekmek =bir özgürlük oldu bu ülkede. Kısacası uyduruk gerekçelerle Süryanilere gözdağı mı verilmektedir? Mazlum, masum, fedakâr ve vefalı bir halka niye bunca acı verilir?

Rahip Sefer’in 7 yıldır görev yaptığı Manastır, Bagog ( Tur İzlo) dağının zirvesinde olup ilk olarak 12. Yüzyılda inşa edilmiştir. Manastır defalarca yakılıp, yıkılmıştır. Rivayete göre ilk inşası sırasında dağ keçilerinin sütüyle harcı karılmıştır. 600. yüzyılda inşa edilen Mor Yakup Manastırı,

Mezopotamya’da ki tüm Kiliseler gibi Timurlenk’in hışmına uğramış ve yerle bir edilmiştir.1250 rakım yükseklikte olan bu manastırın yakında hiçbir ev bulunmamaktır. Bölgesel olarak Mardin, Nusaybin ve Rojava kentleri, yanı sıra Şengal kentinin Sincar Dağlarından da bu manastırı görmek mümkündür. Böylesi bir coğrafi konuma sahip olan manastıra her halktan her inançtan insanlar gelir. Gelen her kim olursa olsun güler yüzle karşılanır. Kendilerini münzevi hayata adayanlar dünyadan elini, eteğini çeker bir nevi tanrısallaşır. İnandığı tanrının yolunda mütevazı bir şekilde yaşar. Yüreğine önce tanrı sevgisini sonrada insanı koyan böylesi ruhaniler için maddiyat hiç olmaz hayatlarında. Ne yazık ki bu ülkedeSüryani halkının payına ya güvercin ürkekliğinde yaşamak ya da kafeste bir güvercin olmak düştü hep.

Hıristiyan inancına göre münzevi hayat yaşamak için inzivaya çekilen rahipler o kilise ve manastırın ışığının yanmasına da katkıda bulunurlar. En son 2013’de restorasyonu tamamlanıp faaliyete geçen bu eşsiz güzellikte manastıra aslen Mardin’li Süryani olan İstanbul’da üniversite eğitimini tamamlayan Rahip Sefer, rahip olarak bu kiliseye atanmıştır. Rahip Sefer, günde yüzlerce kişinin ziyaret ettiği manastıra, gelenlerin kim olduğunu elbette bilemez. Bilmesi de gerekmiyor.

Hıristiyanlık da İncile göre kapısına aç olarak kim gelirse gelsin yemek verilir. Gelen kim olursa olsun kimliğine bakılmaksızın sofrasını açan bir öğretidir aynı zamanda Hıristiyanlık.

Şahsını bizzat tanıdığım entelektüel, hoş görülü, sempatik, yardım sever, efendi bir ruhani olan Rahip Sefer’in tutuklanmasıyla bölgede ve diasporada yaşayan Süryaniler büyük bir tedirginlik içersine girmişlerdir. Adalete, demokrasiye, özgürce yaşama olan güvenleri kırıldı. Bu kirli zihniyet değişmediği sürece Sünni Türk olmayan inançlara ve etnisitelere bu ülkede rahat yok.

Henüz cevabı olmayan bir sürü sorular uçuşuyor Süryanilerin kafalarında.

İşte illeri Türkiye.
İşte Demokrasi.
İşte Adalet.
İşte iktidarın Süryani inancına barış ve hoşgörüsü diye düşünüyorlar.

Yeni ve karanlık bir sürecin başlangıcı mıdır Süryani rahibin gözaltına alınması?

22 Nisan 2013’te Türkiye’nin Suriye sınırı yakınlarında cihadist bir örgüt mensubu Ebu Banat lakaplı bir kişi tarafından kaçırılan Süryani Ortodoks Metropoliti Yuhanna İbrahim ve Halep Rum Ortodoks Kilisesi Metropoliti Pavlus Yazıcı’nın 7 yıldır akibetleri henüz belli değilken. Bir de üstüne Rahip Sefer’in tutuklanması, acıyla kavrulan yüreklerini bir kez daha kanattı.

Kala kala 3000 Süryani’nin yaşadığı Mezopotamya’da Turizme, Kültüre, Tarihe, Ekolojiye büyük katkısı olan Süryani halkı için bu olay sonun başlangıcı mıdır diye düşünmeden edemiyorlar.

Bölgeye sık giden Süryani halkını iyi tanıyan biri olarak aklıma henüz cevabı olmayan delice sorular gelmektedir. Neden bir Rahip seçilmiştir tutuklamak için? Sadece bir itirafçının iddialarına göre ellerinde kanıt, belge olmadan tutuklanmasını aklım almıyor. Rahip Sefer’in Avukatları mahkemeden Helikopterli Video görüntülerini ısrarla istemelerine rağmen neden görüntüler gösterilmedi? Karar çok önce mi verildi? Niye, niçin, neden Rahip Aho seçildi?

Mor Yakup ( Der Xezal )manastırı konumu itibarıyla Bagog (Tur İzlo) dağlarında oluşu nedeniyle Bölgede konuşlanmış PKK örgütüne karşı diğer Ruhanilere gözdağı mı vermektir? Ya da diasporanın seyfo(Soykırım) çalışmalarını durdurmaları için midir bu tutuklanma?
Medya ve Televizyonlarda geçtiğimiz yıl içersinde tutuklanan Rahip Bruno İzmir’de tutuklandığında arkasında süper güç Amerika vardı.


Ve o dönem Rahip Bruno’ya da istisnat edilen suç önce PKK’ye destek verdiği iddiası sonra Fetö terör örgütüne destek verdiği şeklinde iddianame değiştirilerek tutukluluğuna karar verilmişti.

Oysaki Rahip Sefer’i tutuklayanlar, karar vericiler çok iyi bilirler ki 105 yıldır Adalet arayan mazlum bir halkın bu ülkede demografik çoğunluğu olmadığını.


Süryani halkının ne yazık ki Rahip Bruno’nın Amerika gibi güçlü bir ülkesi yok arkasında. Protestan Rahip Brunson’u Trump kurtardı. Rahip Sefer için diaspora ayağa kalktı. Avrupa ve Amerika Süryani basınında geniş yankı uyandırdı. Rahip Sefer serbest bırakılıncaya dek bir dizi eylem kararları alınacak, yürüyüşler organize edilecek, insan zincirleri oluşturulacak Türkiye ’de iç hukuk yolları tükenirse bu iş AHİM’ e kadar gidecek, sular durulmayacak gibi görünüyor.

Rahibin tutuklanması bizlere 30 Mart 2019’da halkın iradesi ile seçilen Diyarbakır Belediye Eş Başkanının düzmece şahitlerle tutuklanmasını hatırlattı. Diyarbakır Belediye Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı’da bir tek delil, belge olmadığı halde tutuklandı ve şu an hala cezaevinde.

İngiltere’de İslamcıların isterlerse şeriat hukuku ile yargılanmaları ile ilgili 15 yıl evvel bir yasa çıkarıldı. İsteyen İslamcılar İngiliz mahkemelerinde, isteyen şeriat mahkemelerinde pekâlâ yargılanabiliyorlar. İngiltere’yi örnek vermemdeki amaç Türkiye’de Hıristiyanlar için Hıristiyan mahkemeleri olsaydı eminim ki Rahip Sefer şu anda Cezaevinde değil ait olduğu yerde yani Manastırda görevi başında olurdu.

Rahip Seferin tek suçu Hıristiyan olması kendini dine adaması ve bu öğretisiyi hayata geçirmesidir.

Geçtiğimiz yaz Süryani köylerine ait meralar ve ormanlık alanlar operasyonlar nedeniyle yıkılıp, yakıldı. O yetmezmiş gibi Hıristiyanlıkça kutsal olan Noel bayramının üzerinden henüz 10 gün bile geçmeden bu kez de Süryani Rahip tutuklanarak bölgede ve Diasporada yaşayan Süryanilerin ve Süryani dostlarının yine yürekleri yandı.

Rahip Sefer’i tutuklayanlar, karar verenler merak ediyorum hiç rahibin gözlerinin içine bir kez olsun baktı mı? O gözlerdeki 105 yıllık acıyı görebildiler mi? Sadece Mor Yakup Manastırının değil Turabdin’in bütün kiliseleri sessizce ağıt yakıyor şimdi yaşatılan haksızlığa karşı. Dudaklarını mühür yapıp haykırıyorlar Tur İzlo dağlarına bakıp. Biliyor musunuz? Süryanileri ne bin yıllardır birlikte yaşadıkları komşuları anladı, ne yönetenler !.

Acılarının tanığı ve meskenleri olan Tur İzlo dağları anladı bir tek onları. Son on yıldır diasporadan geri dönüşlerle yeşile susamış dağlar, taşlar yeniden vatan sevgisiyle yeşerdi. Öyle bir sevdalılar ki bu ülkeye Süryaniler. Yaşadıkları her yeri cennete çevirmekte adeta ustalaşmışlar.

Atalarının elim kederiyle ortaklaşıyor şimdi cezaevinde Rahip Sefer. 12 Ocak’ta Rahip Sefer’siz Pazar ayini yapılmadı, yapılamadı. Zemheri ayında taş duvarların arasında yatan sadece bir Rahip değil. Yedi bin yıllık bir geçmişe sahip Süryani halkı da şimdi rahiple birlikte yatıyor.

Bölgede iki ateş arasında kalan bu halkın acıları Seyfo’dan bu yana bitmedi ve bitmeyecek gibi görünüyor. Bırakın insanlar istedikleri gibi inançlarını yaşasın, ana dilde eğitimlerini yapsınlar. Bu sizi bölmez bilakis çoğaltır. Hani hep deriz ya ‘’bir kez olsun insanlık moda olsa’’diye olsun be iki gözüm yeter ki insanlık moda olsun bu ülkede. Bir kez olsun Ermeni, Süryani, Rumlar için ata toprakları cennet olsun.
Süryani halkı bilsin ki bilişim çağında bir tıkla 220 ülkeye nasıl sesimizi duyuruyorsak sesimizi duyun yalnız değilsiniz.


Rahip Sefer’in kesinlikle suçlu olmadığına inanan bizler bu yürüyüşe birlikte çıktık yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek Rahip Sefer için sefer birliğe devam diyoruz.

Zeynep Tozduman

 

Recent posts in Articles